31 Ocak 2010 Pazar

DELİ BAL



Biz arıcılar kime ınanalım kendimizemi yoksa profosırlaramı.
Yukarda alıntısını yayınladığım yazıda kırmızı ormangülününda zehirlı bal olduğunu yazıyor .
Ben hersene kırmızı orman gülüne arı götürüyorum aldığım bala sarı orman gülünden karıştırdığı sene bal deli bal oluyor buda 5,6 senede bir rsatlar zıra sarı orman gülünün çiçeği uzunca olduğundan arının dılı nektarı almaya yetişemez ama çiçek dokulduktan sonra gerideki kütükte bazı sene bal oluşur işte ordan bal aldığı sene ballar deli bal olur yoksa kırmızı orman gülünden elde aedilen bal çok kalıteli ve tutulan bir baldı ve deli bal deyildir.
Hollywood filminde Karadeniz balı!
Sherlock Holmes'da Lord diriliyor. Onu ölmüş gibi gösteren şey ise Karadeniz'de yetişen bir bal çeşidi. Üstelik silah olarak da kullanılmış!



Şu sıralarda vizyonda oldukça ilgi gören bir film var: Sherlock Holmes...

Ünlü dedektif yakın arkadaşıyla birlikte yine büyük bir maceranın peşine düşüyor.

Filmin hemen başında birçok kişiyi öldüren şeytani lord idam ediliyor ve Doktor Watson da öldüğüne tanıklık ediyor.

DELİ BAL'DAN YEDİ ÖLMÜŞ GİBİ OLDU

Ama film asıl bundan sonra başlıyor. Çünkü ölen lord diriliyor.

Tabii ki Sherlock Holmes filmlerinde her şeyin açıklaması olduğu gibi bunun da açıklaması var.

Lord Karadeniz'de yetişen bir baldan yemiş ve kendini ölmüş gibi göstermiştir. Çünkü bu balı yiyen zehirlenir ve nabzı düşer... Biraz daha fazla yerseniz ise hiç kurtuluşunuz olmaz!

HEM İLAÇ HEM ZEHİR

İşte o bal Karadeniz'in meşhur balı "Deli Bal"dır. Karadeniz halkı onu "hem ilaç, hem zehir" diye tanımlar...

Sağlık Bakanlığı bu bal konusunda yöre halkını şöyle uyarmıştır:

"Günümüzde deli bal, Karadeniz Bölgesi`nde alternatif tıp ilacı olarak kullanılmaktadır. Bu balın bir çay kaşığından fazla yenilmesi zehirlenmelere neden olmaktadır. Bu zehirlenme, bal yendikten birkaç dakika veya bir saat sonra ortaya çıkmaktadır. Tükürük artışı, kan basıncında ve nabızda belirgin düşüşe neden olmaktadır. Grayanotoksin, direkt kalbe etki eden bir zehirdir. Şuur kayıplarına, kaslarda gevşemelere neden olmaktadır. Kişide, çok şiddetli bir tansiyon düşmesi olursa, ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Yaşlılarda, çocuklarda normal insanlara göre daha tehlikeli olabilmektedir” dedi.

Peki bu bal neden zehirliyor?

Deli bal, Türkiye'de Karadeniz Bölgesi'nde bin 800 metreden yükseklerde yetişen ormangülünden (sarı renkte çiçek açan Azelea pontica L. ve kırmızı çiçekli Rhodedonderon ponticum L. bitkilerinden) öz emen arıların ballarından oluşur. Ormangülünün özündeki grayanotoksin maddesi vücuda alındıktan iki saat sonra kan basıncı, tansiyon ve kalp atış hızını normal değerlerin çok altına düşürüyor. Bunların neticesinde kimi insanlar

ZEHİR DOĞRUDAN KALBİ ETKİLİYOR

Uludağ Üniversitesi Zehir Danışma Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Gürayten Özyurt bu maddeyi şöyle tanımlıyor:

''Grayanotoksinin 'deli bal hastalığı' denilen rahatsızlıklara neden olduğu bilinmektedir. Bu balın 1 çay kaşığından fazla yenilmesinin zehirlenmelere neden olduğu da bir gerçektir. Bu zehirlenme bal yendikten birkaç dakika veya saat sonra ortaya çıkmaktadır. Tükürük artışı kan basıncında ve nabızda belirgin düşüşe neden olmaktadır. Grayanotoksin direkt kalbe etki eden bir zehirdir. Şuur kayıplarına kaslarda gevşemelere neden olmaktadır. Kişide çok şiddetli bir tansiyon düşmesi olursa ölüme kadar varabilen sonuçlar doğurabilir. Yaşlılarda çocuklarda normal insanlara göre daha tehlikeli olabiliyor. ''

SİLAH OLARAK KULLANILMIŞ

Prof. Dr. Özyurt ''deli bal''ın tarihte silah olarak kullanıldığına ilişkin veriler bulunduğuna işaret etti. Tarihi belgelerde Milattan Önce 401 yılında Karadeniz yakınlarında kamp yapan 10 bin Yunan askerin bölge halkı tarafından deli balla zehirlendiklerine ilişkin bilgilerin yer aldığına dikkati çeken Özyurt MÖ 67 yılında Pontus kralı Mitridat'a karşı gelen Pompey'in ordularının da aynı bölgede kamp kurduklarında bu bölgedeki petek ballarını yiyerek zehirlendikleri ve kolayca esir düştüklerinin anlatıldığını söyledi. Özyurt ''Tarihte düşmanları etkisiz hale getirmek için kullanılan ilk biyolojik silah olan bu bal tüketilirken çok dikkatli olunmalı'' dedi.

27 Ocak 2010 Çarşamba

HA BİZEDE KAR YAĞDI






















Bize kar yağdımı tam yağar köyde 3 gündür elektrık yok jeneratorlan idare ediyoruz,köyün yerleşim yerine uzaklığı 2,5 km. yol kapalı açilmasını beklıyoruz elbet birgün açilir yeterki hasta olmasın.

04 Ocak 2010 Pazartesi

KARANLIK ODADAKİ ARILAR


Busene evin bodrum katında karanlık bir oda oluşturdum 3,5x4 ebadında içinede 20 adet arı koydum ,kovanların gözleri açık ,arılar iç temizliği yapıyor dışarısı karanlık olduğu için kovanı terk etmıyor.

Odadaki havaladırmayı 10 luk pımaş burularla baca oluşturdum ,evin girişindeki lamba kapı otamatığı düzeneği ile çalışıyor ordan bir hat alıp odaya takdığım aspıratora çeyran götürdüm dolaysıyle her kapı lambası yanıncada odadaki aspırator devreye giriyor ve odanın havalandırmasını yapıyor.Burda nemmetre gibi birşey aradım bulamadım yanı nem bellı orana yukselince fan çalışsın diye .

Bu odada sorun dışarda hava sıcaklığı ile içerdeki sıcaklık arasında farkın fazla oluşu ,arıların sıcaklığı iç sıcaklığı etkiliyor.

seneye eski bir kılıma bulup oda sıcaklığını belli seviyedede tutabılırım.

Burda benim gayem ölü mevsim olan kasım,aralık,ocak aylarında arıları çalıştırmamak ve dolayisiile arı mevcudunu azaltmamak.

Bukadar uğraşmaya ne gerek var diye düşünülebilinır ama bizim yörede en değerli bal orman gülü balı oda erken mevsimde gelişiyor ondan bal alabılmek içinde erken yazda güçlü tarlacı arısı olan kovanlara ihtiyac var.

29 Aralık 2009 Salı

BAKTIM AĞLADIM







Hemşerim Adem İmdat Kesici ye ait bir şiir, nekadar doğru deyilmi
BAKTIM AĞLADIM
BUGÜN KÖYE ÇIKTIM ESKİ EVUME
KAPIDAN İÇERİ BAKTUM AĞLADUM
ANAM BABAM GELDİGENE AKLUMA
DERTLİ YUREĞUMİ YAKTUM AĞLADUM
RUTUBETLİ ÇÜRÜK ESKİ HALILAR
NE ESKEMİ KALMIŞ NEDA PALILAR
PASLANMIŞ KUZINA İSLAK ÇALILAR
NEMLI KİBRİTLERİ ÇAKTUM AĞLADUM
HER TARAFI SARMIŞ ÖRÜMCEK AĞİ
AHIRINDA KALMIŞ SIĞIRUN BAĞİ
ATEŞLUĞUN BİTMİŞ KÜLİ OCAĞİ
ZİNCİRİ YUKARI TAKTUM AĞLADUM
DUVARDA ASILI BABAMUN MES İ
KEDİLERE KALMIŞ TAVUK KÜMESİ
KARŞILADI BENİ YAĞMURUN SESİ
KIRILMIŞ CAMLARA BAKTUM AĞLADUM
BAKTUĞUM YERLERE GÖZLERUM DOLDI
HATIRA EŞYALAR YILLARI ÇALDI
BOMBOŞ ODALARUN SESLARİ KALDI
OTURDUĞUM YERDEN KALKTUM AĞLADUM
HERKES BİRTARAFA AYRILMIŞ GİTMİŞ
SAHIPSIZ KALINCA ÇATILAR ÜÇMÜŞ
KÖYDEKİ HAYATUM NE ÇABUK BİTMİŞ
BUTÜN ANILARI YIKTUM AĞLADUM
YILLAR ÖNCE BURDA KİMLER YAŞARMIŞ
EVUN ETRAFİNİ DİKENLER SARMIŞ
DEMEKKİ KADERDE AYRILIK VARMIŞ
KAHRUMDAN BOYNUMU BUKTUM AĞLADUM
MAZİYİ ANLATSAM KELİME YETMEZ
ÇOCUKLUK GÜNLERİM AKLIMDAN GİTMEZ
KÖYÜME HASRETİM EBEDİ BİTMEZ
YUREĞUMDEN BİR OF ÇEKTUM AĞLADUM
SANKİ BU EV BANA FERYAT EDİYOR
BABA OCAĞI BU GİTME KAL DIYOR
ŞEHİRUN ÇİLESİ BENİ BEKLİYOR
KAPIDAN DIŞARI ÇIKTIM AĞLADIM
KABIR TAŞLARINI OTLAR KAPATMIŞ
BÜTÜN RAHMETLİLER YANYANA YATMIŞ
HABU YALAN DUNYA BİZİ ALDATMIŞ
MEZARUN BAŞINA ÇOKTUM AĞLADUM
KÖYÜMDEN AYRILDIM DERTLI YARALI
KADERUM GÜLMEDİ BAHTUM KARALI
ÇOK ZORUMA GİTTİ DUNYANUN HALI
YAŞUMİ YOLLARA DOTUM AĞLADUM




02 Kasım 2009 Pazartesi

AVRUPALI OLAMADIK


Geçen sene ürettiğim ballardan 400 kğr kadarını Rize arıcılar birliğinde açılan dolum tesisinde labaratuvarda tahlılını yaptırdım (şeker oranı %0,57) ve şişelettim .

Balların bir kısmini çayelindeki marketlere verdim satın paramı verirsiniz dedim ,bir seneyi geçti ben bu arada 2008 ve 2009 un ballarının tamamını 2 tonun üzerinde sattim teneke ile aynı fıyatta, bugün o marketleri dolaştım biri harıç balların %20 sı ancak satılmıştı.

Şimdi düşünüyörüm Turk milleti o şişelenmiş,yaldızlanmış ballara güvenmiyor,hanı avrupa topluluğuna girecektık açık gida satılmıyacaktı fılan bunlar boş bu millet o yaldizli etiketli ballara inanmıyor ama bizlere inanıyor.

Ha bundan sonra benim yapmam gereken Arıcılık yaparken çok tıtız davranmak ürettiğim balın katkısız olmasına önem vermem, bana güvenen benden bal alan arkadaşlara hata yapmamam.

Biraz reklam yaptım galıba ama malesef elimde yayla balı ılaçlık bile kalmadı.

14 Ekim 2009 Çarşamba

HERGÜN BAL YENMEZ







Tamam anladık arıcıyızda devamlı bal yıyecek deyiliz ya bırazda pekmez yiyelim,



Bizde bir soz var-- UŞAĞUM ANAN EKLEŞTUREMEYİ HEP SUT Mİ YİYECEKSUN BIRAZDA AYRAN YE--Eskiden buzdolabı yokken tereyağı taze olarak yayık vurmadan yayık vurmaya idare edilirdi sut az oluncada bir yayıkdan oteki yayık arasına yağ ekleştirmek zor olduğundan sut yerine ayran yenirdi,şimdi busene Allaha şükür bal oldu busene ama fazla deyil bizde seneye bal sağımına kadar ekleştirmek için bırazda bizim yörede meşhur kokulu uzum pekmezinden yiyelim.



Ha bu pekmezi oyle basıt görmeyin yörede kilosu 20 30 arası gidiyor.

30 Eylül 2009 Çarşamba

ARILAR NÖBETTE
























































Bizde havalar dort gündür yağışlı gidiyordu bugün hava açtı ve güzel güneş var, yeşillik var ama birtek şey yok dişarda bal yok . sabahleyin uyanan arılar tarlada bal bulamıyacağını anlayınca belki anasız zayıf bir kolonı buluruzda yağmalarız diye diğer kovanları rahatsız etmeye başlayınca olan oldu hanı askerde tehlikeli bir durum olunca nöbetçiler çoğaltılır devriyeler konur ya arılarda kovan gözleri önünde yüzlerce nöbetçi çıkardı.bende kovan gözlerini bıraz kıstım ama açacağim kendileri konumlandıkları yere göre gözlerini ayarlasın